Sigara Içsek Mi Içmesek Mi?


Biliyoruz ki sigara önce süründürür sonra öldürür. Sigara hakkında yekten bu denilince fazla söze de gerek kalmıyor. Ne de olsa sigaranın zararları konusunda uzman olmayanımız yok gibi. Maddi ve manevi çöküntülere sebep olan bu keyif verici madde, adı üstündedir ki keyif verir. Bir başlanıldı mı bırakılması hiç kolay da olmaz. İnsan kendini, elinde sigara, ağzında “Varlığı bir dert, yokluğu yara” diyen şarkılarla bulabilir.
Yani bu sigara öyle fena bir şeydir.

Sigara içmeyen içeni, içen de içmeyeni anlamadığından konu sigara olunca anlaşmak zordur. Yine de grubumuz, sigara içenlerin ve içmeyenlerin ortak alanıdır. Burada herkes dilediğince söylenirken, kimse zehirlenmez.

YAZILAR Tüm Yazılar
Sigarayla Mücadele Yasası
Günümüzde sigara
Sigaranın tarihçesi
Sigaranın içerisindeki zehirli maddeler
FOTOĞRAFLAR
Tüm Fotoğraflar
MESAJLAR Tüm Mesajlar
Engin Türkan   26 Aralık 2008 - 08:22  
Tiryakinin ciğeri 20 yılda 7 kilo katran bağlıyor

Ancak bu gelişme sigaranın azaldığı anlamına gelmiyor. Kapalı mekânda olmasa da çoğu vatandaşın hâlâ sigara içtiğini söyleyen Yeşilay Eğitim Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Vehbi Altunçul, araştırma sonuçlarına göre 20 yıl boyunca sigara içen birinin ciğerlerinde yaklaşık 7 kilogram katran biriktiğini açıkladı. Katranın ancak belirli bir yaşa kadar vücuttan atıldığına dikkat çeken Altunçul, bağımlı kişilerde çok sık kalp ve damar hastalığına rastlanma sebebinin katrandan kaynaklandığını belirtti. Sigaranın sağlık kadar ekonomye verdiği zarardan da bahseden Altunçul, "30 yıllık tiryakinin sigaraya harcadığı para 38 bin YTL civarında. 30 yıl çalışan ve en üst kıdemden emekli olanların ikramiyesi de 35 bin YTL. Ortada resmen büyük bir israf var." ifadelerini kullandı.

Ramazan Yılmaz   13 Aralık 2008 - 12:00  
Satır başı

Yazıları yazarken satır başı yapılamıyor. Bu yönde bir düzenleme yapılabilirse memnun oluruz. Saygılarımla.

Ramazan Yılmaz   29 Kasım 2008 - 18:37  
Ramazan YILMAZ

Sigara! Ne menem bir zıkkım bu? İnsanı insanlığından uzaklaştırıyor. Hem kendi hayatını hem çevresindekilerin hayatını karartıyor. Göz göre göre kendisine verilmiş bir emanet olan bedenini harap ediyor. İnsanın böyle bir lüksü yok. Olmamalı. Kime ne? Benim sağlığım, benim bedenim deme hakkı yok, hiç kimsenin. Çünkü dünya hepimizin yaşam alanı. Herkes, giderek daralan bu dünyayı, her geçen gün daha fazla korumak zorunda. Bugün biz istediğimiz gibi yaşarsak, yarın çocuklarımızın yaşayacağı dünyayı nasıl bulacaklarını düşünmek zorunda değilmiyiz?
Sigara içenler, sigara içmeyenlerin yanında nasıl koktuklarının farkına varsalar, inanın bir tek sigara bile içmezlerdi. Öyle berbat bir koku ki, o vaziyette eşinin yanına, çocuklarının yanına nasıl varabiliyorlar. Onları nasıl kucaklayıp, öpüp kokluyorlar? Karşılarındaki eşleri ve çocuklarının, yada çevrlerindeki insanların, ne kadar zoraki bir kabul içinde olduklarının bile farkında değiller.
Bana göre , son çıkan yasalarla sigara içenler ikinci sınıf vatandaş yerine könuluyor. Bir insan bu durumda, her ne ad konulursa konulsun, ister kaçış, ister efkar dağıtmak, ister moral artırmak olsun, kendisine yediremeyip, onur meselesi yapar, yine de sigarayı bırakır.
Allah'ın vermiş olduğu bir emanetin, özenle korunup iade edilmesi gerekirken, çok basit bahanelerin arkasına sığınıp, onu perişan bir vaziyette teslim etmek hangi etik kurallarla açıklanabilir. Hem bununla ilgili hesap sorulacağını da unutmamak gerek. "Sana verdiğim emaneti nerelerde ve nasıl kullandın?" diye elbet sorulacak.
Tüm sigara içenlerin, kolaylıkla ve içlerinden gelerek sigarayı bırakmaları ve sağlıklı bir hayata, huzura adım atmaları dileklerimle saygılar.

Deniz Yavuz   28 Kasım 2008 - 19:47  
BENDE SİGARA İÇİYORUM...

En kızgın anımda da içiyorum en mutlu anımdada. İçmeyide seviyorum. ne kadar kötü bir alışkanlıkta olsa çayla birliklte daha bir güzel oluyor. Bazen kendime soruyorum. iyi bir şey mi yapıyorsun ? :) yok. madalyada beklemiyorum. Ama bırakmak için çaba sarfetmedim hiç. Bazen kokusundan tiksiniyorum. Bazen kendime kızıyorum. bırakamam diyorum hele bu stresli ortamda.
uzak diyarların bir atasözü var; "kilometrelerce yolculuk, tek bir adımla başlar." ve bırakmak için önce bir karar vermeli insan. gerçekten istemeli. ve sonra sigarasız hayata MERHABA demeli..

Özge Şeren   23 Eylül 2008 - 15:01  
Belki

Belki öyle belki değil... Yani evet, belki sigarayı seviyorum demek bahane, gerginken bir sigara yakmak bir çeşit kaçış vs... Lakin işin en çözülmez tarafı, tüm nedenlerin farkında olup yine de sigara kullanmak. Yani kaçışşa kaçış, sığınmaysa sığınma, bağımlılıksa bağımlılık, ama bunların hiçbiri sigaradan vazgeçmeye karşı en küçük bir eylemde bulunmaya yetecek gibi değil.

En abartısından, "Ölüceksin be kardeş" dediklerinde, "Ölürüz ne olacak" soğukkanlılığı ile cevap verebilmek. " Ölmeden önce de sürünürsün be arkadaş" diye devam eden diyaloğa "Sürünürüz gerekirse" diyebilmek. Ve hatta "Tabii başa gelmeyince bilinmiyor, şimdi söylemesi kolay" diye ekleyene de dönüp " Zamanı gelince onu da biliriz" cevabını vermek... Hem de hakiki bir soğukkanlıkla... Kasten adam öldüren bir "katil" soğukkanlılığıyla...

ADMIN
Özge Şeren
MODERATÖRLER
Yusuf Al
ÜYELER tümü
DİĞER GRUPLAR tümü
Kredi kartı faizlerinde üst sınır belirlenmeli mi?
Gezi Türkiye
Alışveriş merkezleri kime yarar, kime zarar?
Fotoğraf Ve Fotoğrafcılık Üstüne...
Diyalogo'dan yenilikler
Tüm Hakları Saklıdır. Copyright © Logo Elektronik Ticaret Hizmetleri A.Ş 2008